![]() |
![]() |
![]() |
||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|||||||||||||||||||||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
||||||||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() |
![]() Alice Harikalar Diyarı'nda ELIF BODUROĞLU, AHMET KEMAL ŞENPOLAT'ı ağırladı.
Alice-Tum canlarin tek Avukati, yasam hakkina saygi savunucusu Sevgili Ahmet Kemal Senpolatla beraberiz. Kendisine sorucagimiz cok soru var, cevaplari da oyle kisadan verilecek mevzular degil hani! Av.Senpolat-Sevgiler , tum yasam hakkina saygi sitesine selamlar
Alice:
Hatalar zinciri
sanki evcil
hayvan ithalatinda yaptirim gucu
olan bir duzenleme olmamasindan kaynaklaniyor.Evcil hayvanlarin
kacak yollardan gelmesi nasil engellenebilir?
Öncelikle mesaiye bağlı devlet memurluğu anlayışının değişmesi
gerekiyor…
Gumrüklerde görevli olan insanlara, memurlara , onların müdürlerine
, gümrük müsteşarlığına , polislere , savcılara , hakimlere
oralardan doğrudan ya da dolaylı olarak sorumlu olan herkese
ulaşmamız gerekiyor. Bu belki bir fotoğrafla olur , belki bir video
görüntüsü ile , belki bir barınak ziyareti ile , belki yavrusundan
uzaklaştırılmış bir anne hayvanın demir kafesler arkasında yaşamaya
mahkum ettirilmiş görünütüsü ile. Bir şekilde bu insanlara ulaşıp
onların o UNUTULMUŞ merhamet duygusunu ruhlarinda bulup tekrar
ortaya çıkarmalıyız Aksi takdirde değil onların bir çok insanın bile
bilemediği bir dram kapalı kapılar ardında yaşanmaya devam edecek.
Yazmak da yeterli değil. Açıkçası ben de yılllar önce bu olayın bu kadar derin bir yara oldğunu bilmiyordum. Görevim bu yaşanan dramı artik gözler önüne sermek ve ilgisiz yetkililere bir şekilde ulaşıp onlara yetki ve gorevlerini hatirlatmak! Konunun dram boyutunu , yürekleri sızlatan görüntülerini görünce onlar da sanırım elindeki bu yetkiyi kullanacaklardır artık. Dünyanın bir çok gelişmiş ülkesine ( hatta KKTC’ye ) bile elinizde torbalarda , kafeslerde, bavullarda istedğiniz hayvanla giremezsiniz. Bizde bu iş maalesef ticarete donusmus. Hayvan populasyonunu kontrol alamadığımız sürece ne barınaklar , ne zehirlemeler , ne itlarflar sona erecektir. Bu iş bu kadar basit . Musluk ana vanadan kapatılması gerek. Tavandan su akıyor biz hep beraber yeri silmeye çalışıyoruz.
Alice:
Petshoplarla
ilgili olan yasal duzenleme neden uygulanmiyor? Her Petshopun en az
bir veteriner bulundurmasi gerekirken nedense boyle ornekler
goremiyoruz(!)Aksine cok kotu kosullarda satin alinmayi bekleyen ac
susuz ve cogunlukla genclik hastaligina yakalanmis kopekler ve fivli
kediler karsimiza cikiyor Çok basit. Yetkililer ilgisiz , ilgililer de bilgisiz..! Yasa var uygulama yok, denetim yok. Mülkiyet esasından haklar esasına bir türlü geçemiyoruz.
Onlar
mal diye bakıyor…biz “can” diye bakıyoruz..
Sanki
birkaç çatlak hayvanseverin çenesi kapansın diye sanki yasalar ve
yönetmelikler çıkarılmış. İşlerine geldi mi istedikleri katliam
veren yasaları uyguluyorlar , işlerine gelmediği için ya da çok
sıradan ve rutin iş olduğu için denetim ile iligli hükümleri
çalıştırmıyorlar. Tarım il müdürlüklerine ben bizzat gidip
konuşuyorum , dilekçe veriyorum. Once anlayışla karşılıyorlar, sonra
uygulama yok..çünkü mesai 17:00’de bittiği için servise yetişmesi
lazım..ya da imzalanıp , damgalanıp , mühürlenecek bir ton evrak var
masa üstünde..onların yapılması lazım…zaman yok , eleman yok
diyorlar..yani orada o hayvancıklar bir şekilde gününün 37 saate
çıkmasını bekliyorlar ki fırsat kendilerine gelsin Onlar ellerindeki yetkiyi gereği gibi kullanmayınca da malum vetler de istedikleri gibi cirit atıyorlar, diplomalarını kiralıyorlar. Bırakın vet denetimini bu giren hayvanların çoğu menşei şehadetnamesiz , faturasız , kdvsi ödenmemiş , aşıları yapılmamış , anacğından 3 ay geçmeden para hırsı uğruna sütten kesilmiş. Buna gözlerini kapamak vicdansizliktir, merhametsizliktir, doğaya ve tanrıya saygısizliktir. Onların derdi hayvanların azalması , bizim derdimiz insan olan insanların çoğalması ! Alice: .Evcil hayvanlar hediye listesinde olmali mi? Cocuk heveslendi diye alinan petler ya otabanlarda, barinaklarda ya da cop kutularinda sonlaniyor. Insanlarin sahip olduklari hayvanlari bu sekilde firlatip atmalarini nasil onleyebiliriz?
Alice: Diger bir mevzuda apartmanda hayvan beslenmesi... ve sanirim en cok karsilastiginiz bir dava bicimi olsa gerek diye dusunuyorum. Yasam Hakkina Saygi Web sitemizde bulunan Don Kisot kosenizde yasalari ve yonetmelikleri cok acik bir bicimde bize sunuyorsunuz ama belki okumamis olanlar vardir diye ben yeniden sormak istiyorum. Apartmanda evcil hayvan beslemenin yasal prosedurunu bir kez daha anlatir misiniz? Öncelikle şunu söyleyeyim , ihtarname ile ihbarname ile apartmanda alınan genel kurul kararı ile , polis ile zabıta ile hayvanın evinizden tahliyesi mümkün değildir. Tüm hayvan besleyenler ya da hayvan korumacıları diyelim , toplum içinde kendilerini masum ve mazlum gördükleri için seslerini çıkaramıyorlar. Bu tipten teknik laflar duyunca korkup siniyorlar ve hayvanlarından uzaklaştırılabileceklerini düşünüyorlar. Halbuki tahliye ancak mahkeme kararı ile hatta bunun yargıtaydan geçip kesinleşmesi ile mümkündür.
Öncelikle
şuna dikkat edilsin eğer yaşadığınız yer toplu yaşam alanı ise (
apartman , site ) buranın bir Öte yandan böyle bir yasak var diye de tahliye yine garanti değildir. Bununla ilgili bir çok yargıtay ve mahkeme kararını yaşamhakkına saygı.com sitesinde yayınlıyorum zaten. Bu durumda iyi bir avukatınız olmasında fayda var, taktiksel hukuki hareketler yapılmasında size yol gösterir. Kaldıki 5199 sayılı hayvanları koruma kanunu , yönetmelik , uluslararası sözleşmeler , doktrin hayvanlarımızın yanında. Ancak bunu mahkemede iyi anlatabilmek lazım. Çünkü mahkemeler de açıkçası konuya tam hakim değil. Onları doğru bir şekilde yönlendirmek lazım. Bana kalsa ben Türkiye’de doğanın hakları için uzmanlaşmış tarafsız bir DOĞA HAKLARI MAHKEMESİ Buna programımızın süresi elvermez.Jkurarım da..neyse bu çok daha uzun konu… J Alice: Barinaklar mevzusuna deginmek istiyorum. Barinaklar yeni isimleriyle Bakim Evleri gercek anlamda islevini yerine getirebiliyor mu? Yasada Beldiyelerle ilgili nasil bir sorumluluk cercevesi belirlenmis? Kim Belediyeleri denetliyor aksi takdirde yaptirim gucu olan bir uygulama var mi? 5199 sayılı HAYVANLARI SAKIN KORU-MA yasası ile getirilen “Barınak” kavramı maalesef kendi ihtiyaçlarının üzerinde hayvan istihdam etmektedir. belediyelerin en son para harcamak istedikleri işkence merkezleri haline gelmiştir. Bircok belediye barinak icin ayrilan fonu barinaklara harcamiyor. Barınaklar tüm yerel yönetimlerce hayvanların hapis edildiği , yaşamaya mahkum edildiği yerler olarak algılanmış ve oraya gerekli maddi yardımın aktarılmaması ve gönüllülerle işbirliğinin reddedilmesi sonucunda maalesef nazi kampından beter, hayvanların yemek ve su bulamadıkları için birbirlerini bile yedikleri soykırım merkezleri haline dönüşmüştür. Türkiye’de birkaç iyi örnek dışında binlerce barınağın durumu çok vahimdir , resmi ölüm kampıdır , katliam merkezidir. Gönüllü çalışmak isteyen kişiler bu barınaklardan uzaklaştırılmaktadır. Yerel yönetimlerle İşbirliği yolu tüm genelgelere, bakan imzasına ve talebine rağmen kapalıdır. Burada çok kısıtlı alanda birbirlerinin üzerine çıkan hayvanların değil ilacı , veteriner hizmetleri yemeği suyu bile düzenli gelmemektedir. Orada binlerce can nefes almakta, hayata tutunmaya bile zorlanırken gözlerin kapatılması tamamen merhametsizliktir. ERDEK ‘te yaşanan barınakla ilgili sorunlar savcılıklara intikal ettirilmesine rağmen bugüne kadar hala ilgisiz yetkililer hakkında bir yaptırıma dahi dönüşmemiştir. Merhametsizliğin , duyarsızlığın en büyük örneği barınaklarda yaşanmaktadır. Oysa bir an önce kısa vade de ıslah için maddi kaynak aktarılmalı buraları barınaktan bakımevi rehabiltasyon merkezlerine çevrilmeli, gönüllü çalışmak isteyen dernekler, vakıflar kişiler rahatça buralara girmeli, denetim yapmalı idari personelle, yasadaki il hayvan kurulu ile işbirliği içinde çalışmalarına izin verilmelidir.
Uzun vadede ( önümzüdeki beş on yıl içinde )ise barınak
kavramı tamamen hayatımızdan kesinlikle kaldırılmalı barınak
bakımevi fonksiyonunu almalıdır. Yani muhtaç , sakat , sokakta
barınamayacak ya da rehabileteye muhtaç hayvanların yerin olmalıdır Yerel yöneticiler kaldırım taşını değiştirmeyi , barınaklarda yaşanan drama son vermeye tercih etmektedirler..Barınaklar bir hayvananat bahçesi değil kimsesizler , öksüzler ve yetimler yurdu gibidir . yetkililer hala “önce insan” zihniyeti ile kasabalarını kurtarma peşindedir. Belediyeler aslında İçiişleri bakanlığının denetimi altında . ama konu “ it –kedi-köpek –eşek” olunca denetlenmese de olur bakış açısı hakim. Eminim oradaki görevliler bile yaşanan dramı bilmiyorlar. Çünkü bunu medyamız da bir şekilde dile getirmek istemiyor..Görüntüleri herkes biliyor ama gözünü kapıyor. Çünkü vicdan nasıl başka türlü rahatlayacak ..yasa ve genelgeler lafta kalmış durumda. Yasadan önce tasa gerekiyor . yasa ile düzeltebilseydik o zaman dünyanın en iyi yasalarını alır toplumu refaha da eriştirirdik. Bu durumda bizim bir sekilde toplumu bilinçlendirip onlara ulaşmamız gerekiyor. Unutmayın bu toplum Sivas’ta 37 insanın cayır cayır yanmasına gözlerini kapayan belediye başkanını önce açığa aldı . …sonra kapalıya oradan da numaralıya ! Alice-Ozel blogunuzda, BU DÜNYADA BİR İNSAN OLABİLİRSİN AMA "BİRİSİ" İÇİN BİR DÜNYA OLABİLİRSİN yaziyor . Belkide tekbir satir bircok seyi anlatiyor. Bircok meslektasinizin aksine hayvanlarla ilgili yasal davalara bas koyarak, yasam hakkini savundugunuz canlar icin cok buyuk bir DUNYA oldugunuzu dusunuyorum. Iyi ki Varsiniz!!
daha bitmedi!!!! yeni roportaj, devamı için buraya tıklayın! * Yazılar izin alınmaksızın yayınlanamaz.
|
![]() |
||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||