Alice Harikalar Diyarı'nda ELIF BODUROĞLU,  Güler Kazmacı'yı ağırladı. Sohbetleri aşağıda!!

A: TRT Izmir Radyosunda baslayan, sonrasinda TRT 1 kanalinda
haber spikerligiyle devam eden basarili bir kariyer, cok kanalli
doneme gectigimiz Starli yillardan itibaren ekranlarin guler
J yuzlu
yarisma sunucusu ve son yillarin basarili kadin kalemlerinden sevgili
Guler Kazmaciyla beraberiz. Kendisiyle sahipsiz hayvanlar,toplum ve medya ucgeni
uzerine bir sohbet edicegiz. Harikalar Diyarina hosgeldiniz
J

Guler Kazmaci- Hosbulduk.

A: Cok yakin bir zamanda Yasam Hakkina Saygi Platformu’nun hazirlattigi egitim amacli brosurlere beslediginiz evcil hayvanlarla beraber katildiniz J ve Kisirlastir- Asilat- Yasat
projesiyle ilgili cok guzel bir mesaj verdiniz. Sizce taninmis yuzlerin, isimlerin sahipsiz
hayvanlar sorununa bu gibi calismalarla katki vermesi toplumda ne boyutta bir farkindalik
yaratir? Hayvan haklarina yonelik, toplumun genis kismina ulasacak bir farkindaligi
olusturmak icin baska ne gibi calismalar yapilmalidir?
 

Guler Kazmaci - Dünyanın her yanında tanınmış insanlar halkları sorunlar karşısında uyarmak ve açlık, yoksulluk, hayvan hakları gibi acı verici konularda daha vicdanlı kılmak üzere çağrılar yaparlar. Çünkü insanlar bir biçimde beğenip yakınlık duyduğu ünlü kişiyle kendisini özdeşleştirdiği için ve medya ünlülerin sözlerine yer verdiği için, bu çalışmaların kitle etkisi büyüktür. Bizde ise ne yazık ki ünlülerin yeterince “sosyal sorumluluk” taşımadığını düşünüyorum. “Suya sabuna dokunmamak” için Güneydoğu sorunları, açlık, işsizlik konularında kimse çıkıp mesaj vermiyor. Hayvan hakları gibi gayet “masum” bir konuda bile en fazla beş altı tane ünlünün “kımıldadığını” görüyoruz. Oysa sanatçılar toplumun sevgisiyle büyük paralar kazanıyorlar ve topluma bir anlamda “borçlu” durumdalar. 

A:Siz Haber’den gelen unlu bir isim olarak, hayvanlara uygulanan siddetin basinda yeterince yer aldigina inaniyor musunuz? Yazilarinizda sahipsiz hayvanlar ve hayvan haklarina yonelik temalar bulunuyor mu? 

Guler Kazmaci- Bizim ülkemizde hayvan hakları konusu akıl almaz bir acımasızlık düzeyinde. Ne gelişmiş ülkelerde ne de aşırı yoksul ülkelerde benzerini görmediğim bir vahşet bu. Buna karşılık bir avuç müthiş fedakar hayvansever gecesini gündüzüne katarak o zavallı canları kurtarmaya çalışıyor. Ve bu durum bana Sanki Irak direnişçileriyle ABD askerlerinin halini hatırlatıyor. Yazılarımda ve hayatın her alanında hayvan haklarını çok sık konu ediyorum. Aslında mümkün olsa her gün bir hayvan köşesi yapmak isterdim. 

A: Neden gorsel medya bu konuya yeterince egilmekten kaciniyor olabilir? Neden Haber bultenlerinde sokak hayvanlarina yonelik itlaf haberlerini goremiyoruz? 

Guler Kazmaci- Çünkü medyanın içinde de hayvan sevmeyen, sokak köpeklerinden korkan veya “insan varken hayvana ne lüzum var” şeklinde son derece yüzeysel ve budalaca bir mantık sergileyen kişiler mevcut ne yazık ki. Aynı zamanda konuya karşı “künt”, yani duyarsız kalanların sayısı da çok fazla. 

A:5199 sayili kanuna gore Televizyon ve Radyolarda hayvan sevgisini asilayacak egitici programlarin yayinlanmasina yonelik olan maddeyi Televizyon kanallari sizce neden uygulamiyor? Medya yalnizca eglendirmez egitir gorusunden yola cikarsak, boylesine onemli toplumu gelistirecek bir konuda kanallar bu tarz programlari hangi kaygiyla gonullu olarak yapmiyorlar?   

Guler Kazmaci- Aynı nedenle medya sorumluluğunu yerine getirmiyor. Oysa batılı ülkelerde hayvan sevgisini geliştirmek için milyonlarca dolar dökerek özel sinema filmleri bile yapılıyor. Ancak bürokratik ve siyasi iktidar da konuya karşı duyarlı ve vicdanlı olmadığı için denetim uygulamıyorlar. 

A: Cocuklara hayvan sevgisi asilanmasi adina sizce neler yapilmali? Soyle bir soru J Guler Kazmaci bu konuda bir Televizyon programi yapmak isteseydi nasil bir program yapardi? 

Guler Kazmaci- Ben televizyonda sokaktan kurtarıldıktan sonra müthiş güzelleşen ve sahibine sevgiyle bağlanan hayvanları konu etmek isterdim. Sokakta böcek gibi görüp öldürdükleri hayvanların petsoplardan aldıkları “marka” hayvanlardan farkı olmadığını anlatmak isterdim. Sokağa hayvan atmanın insanın evladını atması demek olduğunu anlatırdım, onların günler süren acılı ağlamalarını sunarak. 

A: Insanlarin ozellikle cins hayvan sahibi olmak istemesi veya erkek kedi kopek tercih etmesi konusunda ne dusunuyorsunuz? Acaba erkek cocuk sahibi olmak gibi toplumsal takintilar, hayvan sahibi olurken de kendisini gosteriyor mu?  

Guler Kazmaci- Cins yani “marka” hayvan istemek, statü düşkünlüğü, zenginlik göstergesi, itibar arayışı olan kişilerde görünüyor. Cins olmayanın eğitilmeyeceğini sanan “hayvan cahilleri” de var tabii. Oysa melez olmak da bir cinstir ve Türkiye’de insanların büyük çoğunluğu melezdir. Çünkü kimin kökenine baksanız, Çerkez, Boşnak, Arnavut, Gürcü, Arap, Kürt gibi başka ırkları bulursunuz. Belki de kendileri bu kadar karışık olduğu halde hep ırkçı düzeyde “Türkçülük “ peşinde olduklarından, hayvan seçerken de ırk arıyorlar. “Bilinçaltı ırkçılık” da diyebiliriz buna.  

A:Yasalara ve cikan yonetmeliklere ragmen halen Baskentte sokak kopeklerine uygulanan itlaflar konusunda ne dusunuyorsunuz? Mamak ve Kutludugun itlaflarini ve kimligi halen belirlenemeyen kisilerin hayvanlara yonelik yaptigi tecavuzlerin, hayvanseverler tarafindan yargiya intikal ettirilmesi konusunda ne soylemek istersiniz?  

Guler Kazmaci- Yargıya intikal eden o korkunç katliamlar hiç unutulmamalı, her yıldönümünde fotoğraflarla konu tekrar gündeme gelmeli. Ve yargı üzerinde toplumsal baskı oluşturulmalı. Belediyelerin içindeki o sapıkların bulunması için pek çok yazı yazdım, bu meselenin de üzerine gidilmeli. 

A:Toplumumuz AB uyeligine hazirlanirken bir degisim doneminden de geciyor, sizce bu degisim hayvan haklari konusunda da kendisini gosterecek mi?  

Guler Kazmaci- Hayvan hakları ve insan hakları konuları yasadan evvel “tasa” olmalı. Yani insanlar bu konuda geliştirilmeli. Ben bu yüzden eğer karşımdaki dindarsa Kuran’dan ayetlerle, değilse evrensel yasalardaki “bu dünyaya ne verirsen onu alırsın” şeklindeki iyiliği yükselten kurallarla, o insanın içinde merhamet duygusunu, sevgiyi ve diğer olumlu duyguları ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Bizim insanımız sözde pek dindar ama dini de bilmiyor, çünkü Kuran’da “hayvanlar tıpkı sizin gibi ümmetimdir” der. 

A:Hayvan haklari sorununa  cok degisik pencereler actiginiz goruslerinizi bizimle paylastiginiz icin cok tesekkurler. J 

Size Yasam Hakkina Saygi Dolu Gunler Diliyorum.

* Yazılar izin alınmaksızın yayınlanamaz.