Köpeklerin
%80’ini öldürmek mümkün olsa dahi, kalanlar kısa
zamanda
ölenlerden kalan boşluğu dolduracaktır.Zira
bir tek dişi köpekten altı yıl
içinde 67,000 köpeğin
ürediği hesaplanmıştır.
5199 No’lu Hayvanları Koruma Yasası’na
Göre
Sahipsiz
veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel
yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan
bakımevlerine götürülmesi zorunludur.
Bu hayvanların
öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede
yerlerinde tutulması sağlanır. Müşahede yerlerinde
kısırlaştırılan, aşılanan
ve rehabilite edilen
hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları
ortama
bırakılmaları
esastır.

WHO
(World Health Organisation)
tarafindan yapılan bir çalışmaya
göre
Her canlı türü için bir taşıma kapasitesi vardır. Bu
taşıma kapasitesi
kaynakların
(barınma, yiyecek, su)
ne
Kadar
müsait olduğuna bağlıdır.
Gelişmiş omurgalıların (köpekler
dahil) nüfus yoğunluğu, çevrenin
taşıma
kapasitesini doldurmaya eğilimlidir. Nüfus yoğunluğunda ölüme
dair herhangi bir
azalma, hayatta kalanlar daha iyi
üreyebileceğinden, ve
daha iyi besleneceğinden,
hemen telafi edilmektedir. Bir başka deyişle,
köpekler yok edildiğinde, hayatta kalanların ömürleri uzayacaktır
çünkü
mevcut kaynaklardan daha çok
yararlanabilecekler ve kaynaklar için
daha az rekabet olacaktır.
Köpek popülasyonunu kontrol etmenin tek etkin
yöntemi “kısırlaştır, aşıla,
yerine bırak” projesinin
uygulanmasıdır. Bu
projenin uygulanması ve hayvanların %90’ının
kısırlaştırılması durumunda:
6 yıl sonra sokak köpeği sorunu tamamen
halledilmiş
olacak, Türkiye sokak köpeğinin
olmadığı bir ülke
olmayı, hem de uygar bir yöntemle başarmış
olacaktır.
