![]() |
![]() |
![]() |
||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
||||||||||||||||||||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
||||||||||||||||||||||||
|
Şehnaz Turan Hollanda'dan yazıyor 4.HAFTA Dorduncu hafta: Bu gun merkeze geldigimde kafesteki sari kediyi goremedim. Once panige kapildim, birsey oldu zannettim. Gonullulerden biri onu kendi evine goturmus. Cok ama cok sevindim, bir yandan da icim burkuldu, cunku onu ben almak istiyordum. Kendini nasil sevdirmisti. Onu ozleyecegim. Tabi hayvan ambulansinda calismanin dezavantajlari da var. Mesela, bana olu kedi gosterdiler bugun. Tuy rengi cincillayi andiran, kocaman, bakimli bir erkek kedi. Ne yazikki trafik kazasinda olmus. Polis bulup ambulansa haber vermis. Boynundaki tasmadan adresini bulmuslar ve sahiplerini aramislar. Genc bir kizla adam aksama dogru geldiler. Korkulari yuzlerinden okunuyordu, neyle karsilasacaklarini bilmiyorlardi. Genc kiz: - Cok kotu bir durumda mi?” diye sordu. Elly: - Hayir, hicbir yerinde yarabere izi ya da kan yok”. dedi. Genc kiz erkek arkadasinin elini siki siki tutup arka tarafa gectiler. Dirk kediyi itinayla kutuya yerlestirmis ve ustunu temiz bir havluyla kapatmisti sahipleri gelmeden once. Dirk ortuyu kaldirdi ve - Acele etmeyin, istediginiz kadar kalin” dedi. Orada bulunan herkez sessizdi. Genclerin acisina biz de bu sekilde katildik. Herkez bassagligi dileginde bulundu. Dirk tekrar kediyi itinayla ortup, buzluga kaldirdi. Hollanda da kural su: Hayvan ambulansi ya da kus hastanesi olen hayvanlari, ozel torbalarin icinde buzluklarda sakliyor. Her hafta bu torbalar, belediyenin coplugune goturuluyor ve orada yakiliyor. Tabi hayvan sahiplerinin baska alternatifleri de var; kendileri ozel yerlerde yaktirip kullerini saklayabilirler. Ev bahcesine hayvan gommek yasak, fakat bunu dinleyen pek yok herhalde. Bizim evimizin bahcesinde cok sevgili, biricik kizim Nikki’m ve genc Geronimo gomulu. Glen (erkek arkadasim), Nikki ve Geronimo icin hala, her aksam bahcede kandil yakar. Ogleden sonra gelen ilk telefon bir kusla ilgiliydi. Bir kumru bulunmustu. Hemen adrese gittik. Kapinin onunde bizi bir kedi karsiladi. Kapiyi acan kadin kediyi gostererek - Iste suclu bu!” dedi. Kumru henuz kucuktu, ama kanadindaki yara agir degildi. Sadece korkmustu. Yaramaz kedi bize bakti, biz de ona. Doganin kanununa karsi gelemeyiz. Bu yuzden de kediyi sucluyamayiz elbette. Kus hastanesine goturup oradaki gonullulere teslim ettik kumruyu. Neyseki kisa bir tedaviden sonra serbest kalacak.
.Merkeze geri donduk. Biraz sonra telefon caldi. Arayan nobetci veterinerdi. Dun oraya birakilan kedinin durumu cok agirmis ve yapilacak hicbirsey yokmus. Henuz bu hikayeyi bilmiyordum. Dirk bana yolda anlatti. Bir kac gun once birisi kediyi bize birakmis. Kedinin kendine ait olmadini soylemis. Kedi hastaymis, tuyleri bakimsizliktan kecelesmis. Ne yuruyebiliyormus ne de yiyip icebiliyormus. Orada iyilesemeyecegini gorunce, hayvan ambulansina yardim eden veterinere goturmusler. Veteriner igne yapmis, serum vermis, rontgen cekmis. Bize gosterdigi rontgende neredeyse ciger kalmamisti. Veteriner bize, saglikli bir kedinin rontgeninde cigerlerin goguskafesini kaplayacak sekilde koyu renk gozukmesi gerektigini soyledi. Bu kedicigin cigerlerinin yeri tamamen acik renkti. Hayvan nefes alamiyor bu yuzden kalbe cok basinc yapiyordu. Ustelik tuylerinin arasinda, isaret parmaginin ucu genisliginde iki tane de derin yara bulmuslardi. Kedinin butun vucudu, surati su toplamis. Veteriner telefonda kediyi uyutacagini uzulerek soylemisti ve Elly bunu kabul etmisti istemeye istemeye. Dirk ve ben veterinere vardigimizda veteriner bu isi halletmisti. Kocaman, uzun acik sari tuylu bir kediydi. Dirk herzamanki gibi itinayla kediyi kafese yerlestirip uzerini temiz havluyla kapatti. Bu kedicikde buzluga, oradan da yakilmaya goturelecek, digerleriyle birlikte. Dirk ve ben birgun icinde iki tane olu kedi gormekten, hele boylesine guzel iki kediyi olu gormekten hic memnun degildik. Bildigimiz tek sey hem veteriner hem de biz elimizden geleni yaptik bu kedi icin. Yoldayken merkezden bir haber aldik. Yine bir kus bulunmustu, yarali bir karga. Adrese gittik. Bu arada soylemeden gecemeyecegim, yeni navigasyon sistemi cok iyi calisiyor. Haritalardan adres bulmak zorunda kalmiyoruz artik. Navigatora istedigimiz adresi yukluyoruz, o bize gidecegimiz yeri soyluyor. Bazen cok guluyoruz, cunku yanlis yola saptigimizda, ses (kadin sesi) bizi mumkunse geri donun, mumkunse geri donun diye uyariyor. Biz de sanki karsimizdaki gercek biriymis gibi tartisiyoruz navigatorla. Dirk park edecek yer bulamamisti. Bu yuzden kafesi alip ben gittim adrese. Kus boynundan yaraliydi ve gagasi yari acik soluyordu. Yarasini kontrol etmeye firsat bulamadim. En kisa zamanda kus hastanesine yetistirmek istiyordum. Kusu kafesdeki bolmelerden birine koyup hemen asagiya indim, ambulansa bindim ve kus hastanesine geri gittik. Kusu kafeslerden birine koyduk. Orada once kendine gelmesi lazim. Bu tur vakalarda kus yaradan ziyade kalpden gidiyor. Asiri korkan kuslarin kalbi fazla dayanmiyor. Biraz once kus hastanesini arayip karganin durumunu sordum. Dunden beri olen kus olmadigini soylediler. Bu habere sevindim, demekki bizim karganin kalbi saglammis. Hafta sonu dayanamayip hayvanlari koruma derneginden bir kedi daha aldim. Siyah beyaz erkek kedi. Buyuk kafesin icine girer girmez miyavlayarak bana geldi o kadar kedinin arasidan. “Tamam” dedim kendi kendime. Adi Dylan. Eve getirdigimde benim kedilerden ne kadar buyuk oldugunu saskinlikla gordum. Smoky bir yasinda bir erkek kedi hemen kafa tutmaya basladi. Siertje, kralice hanim yinemi der gibi yuzume bakti. Bir iki gune kadar alisirlar birbirlerine. Dylan cok akilli ve olgun bir kedi. Smoky’nin kurugurultusunu ciddiye almiyor bile. Iste boyle, yine hayvanlarla dolu bir hafta sonu gecirdim. Yeni hikayelerde bulusmak uzere..
Yazarın diğer yazıları için tıklayın
|
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||