Minibusteyim. 2 yasli amca biniyor, en yuksek sesleriyle konusuyorlar. Belli ki cok dolmuslar.

"Ya kardesim bu nasil istir? Ben 1 sene once ayni evraklari verdim kendilerine. Kaydettik diyorlar. Nasil memleket bu, anlamiyorum ki" diyor.
Digeri hemen tecrubesini aktariyor:
"Hokumet isleri boyle. Birinin olur dedigine digeri olmaz der. Alistik artik."
Digeri dertli, derdi sadece ayni evraklari tekrar hazirlamak zorunda olmasi belki de ama yine de aglamakli:
"Ama ben gecen yaz verdim bu belgeleri. Simdi kaybettik diyorlar. Bu nasil is? Tekrar ayni evraklari istiyorlar benden."
 
Dinlerken gulumsedim.
 
Gulumserken de animsadim.
 
Biz hayvan korumacilar her Allah'in gunu o HOKUMET MAKAMLARINA dunyanin dilekcesini yolluyor ve bilgi edinme kanunu cercevesinde SORULARIMIZA CEVAP ISTIYORUZ.
 
Evet, Allah icin cevap da aliyoruz. Ama genelde her biri bir Aziz Nesin oykusu niteliginde aslinda sordugumuz SORUYLA UZAKTAN YAKINDAN ILGISI olmayan cevaplar.
 
Bir de diyorum ki kendi kendime, hani hicbir sey olmamis, hersey yolundaymis gibi yazinca, OYLE OLDUGUNA GERCEKTEN INANIYORLAR MI KENDILERI?
 
Yoksa bu 2 yasli amca gibi halkin %90'i sadece soylenip, ama sorgulamadigi icin cok mu RAHAT BIRILERI? Inaniyorlar ve saniyorlar ki bu duzen bir sekilde boyle gitmeli.
 
Mİ??????
 
( Valla politika bilmem ben. Sadece hayvanlarin derdi beni gercekten GERDI! Bu iflah olmaz ben, henuz anlayamiyor hayvana iskence, tecavuz NEDEN!)
 
Ozgun Ozturk, 24 Mart Cuma 01:10
ozgun@yasamhakkinasaygi.com

 

Kalpten Kaleme diğer yazılar için tıklayın