yaklasik 5 sene onceydi. cesmede yazliktaydik. bahce
duvarinin yaninda cirkin,
siyah, zayif, celimsiz kopek
yavrusu belirdi bir gun. garibim hem sevimsiz, hem pis.
hani kimsenin ''aaay, ne seker sey''
demeyeceklerinden. buna biraz yiyecek verir olduk, her
aksam yemek artigi, kuru ekmek...adini da ''arap''
koyduk. bir sonraki sene arap kocaman adam olmustu.
yazliga gittigimizde o eski aliskanlikla bize gelince,
ben de eski aliskanlikla ona
ekmek vs verince annemden
her seferinde azar isitir oldum . '' alistirma bunu,
bahceyi kaziyor geceleri'' diye. neyse bahce disinda
verir oldum yemegini de
annemi susturdum. ama site
sakinlerini susturmak pek mumkun olmuyordu.
yeni bir
site, herkes bahcesini yaptiriyor, cim
ekiyor, deli gibi suluyordu. geceleri de basibos
kopekler bahceleri kaziyorlar, su ariyorlardi.
hayvanciklar butun gun yandiklari icin su kokusuna,
islak toprak
kokusuna geliyorlardi. ve gunlerden bir gun
kendisinde de kopek olan bir komsumuz tutturdu ''bunlar
kuduz da olabilir.
belediyeye soyleyelim gelip bunlari
oldursun'' diye. ben delirdim tabi. herkese
agzima
geleni soyluyorum ''boyle bir sey yapamazsiniz,
yaparsaniz bir daha
hicbirinizin suratina bakmam'' diye.
neyse konu kapaniyor, sonra yine aciliyor,
bu muhabbet surup gidiyor ve belediyeye kimse sikayet etmiyor. bir
gece, komsuda yemekteyiz. yine ayni konu acildi. ilk
defa annem - oz annem- :)) dedi ki
''kizim hakli
olabilirler. insanlarin cocugu
var. kuduz kopek isirirsa sen de vicdan azabi cekersin.
bugun cok acaip bir sesle
uludu. aglama gibi uluma gibi
uzun uzun bagirdi. yan komsular da cikti terasa.
cikarttigi ses cok anormaldi, tuyler
urperticiydi. kopekde bir sey var galiba. ben hep senin
yanindaydim bugune kadar ama bugun ilk defa ben de
korktum. arap'in cikarttigi ses,davranisi cok garipti.
birak ne yaparlarsa yapsinlar'' veee ben
yine uzun uzun tartisip kusme tehditleri savurup disari
ciktim. gece 1:00 gibi eve dondugumde, arabadan indim ve
evimizden ellerinde fenerler bir dolu erkegin ciktigini
gordum. noluyor dememe
kalmadi, ''evde yangin cikmis!!'' elektrik kontagindan
televizyon patlamis, annemler ve ben evde yokken, hava
cok ruzgarliydi, camlar kapaliydi, o nedenle esyalara
sicramamis. ama bilen bilir yagli kara bir is, evde
girmedigi delik kalmamis. tum odalar, esyalar, dolaptaki
ic camasirindan, cekmecedeki catala kasiga
kadar...'' geceyi bir komsuda gecirdik. sabah uyanip eve
bakmaya gittim, gunduz gozuyle manzara daha da korkunctu.
yalnizdim. terasa ciktim, sandalyeye oturdum, aglamaya
basladim. arap yanima geldi, o da aglamaya basladi. ve
gozyaslarimi yaladi. ben de ''ah oglum uzulme sen,
annem'' diye onu optum. ben
ayaga kalktim, arap da ayaga kalkti. ben yurumeye
basladim, arap da 1 metre otede yurumeye basladi. ben
komsu terasa gittim, arap da geldi, karsida beni
gorebilecegi sekilde bahcenin disinda yatip pur dikkat
beni izliyordu. ben ayaga kalktigimda ayaga kalkiyor,
ben oturursam, tekrar yatiyor, beni surekli goz hapsinde
tutuyordu. ben cikip baska bir eve gittigimde o da
benimle geliyor, ayni sekilde terasa veya
bahceye gecmeden beni izliyordu. yaklasik 10 gun surdu
temizlik. komsularda kaldik. annemler ve kopegimiz sisi
(nikinin annesi) bir evde, ben ayri evde. arap geceleri
kaldigim evin bahcesinde kapiyi
gorecek sekilde yatiyor, sabah beni gordugu an ayni
senaryo
basliyordu. bir ayagi sakatti. arabaya bindigimde ise o
sakat ayagiyla arabanin arkasindan beni takip ediyordu,
anayola ciktigimda kosmaya devam ediyordu. ben simdi
ezilecek endiseleriyle
kafayi yiyerek geri donuyordum. arabayi durudurdugumda
ise yolun ortasina (anayolun) yatip yine beni izlemeye
devam ediyordu. dunya umurunda degildi. sanki birisi ona
beni korumasini soylemisti. sanki
o an dunyada sadece o ve ben vardik .. su an agliyorum
yine. gunler boyle geciyordu. bu arada nasil basariyorsa
bizim esyalarimizi da korumayi basariyordu. gece disari
cikmak istedigimizde ben arka
kapidan sivisip bir arabanin icine saklanip beni
gormemesi icin herseyi yaparken, o balkondaki herkesi
kesip, beni gormek icin delice cabalayip, insanlar
arabalara dogru gelince aralarina karisip tek tek
bakinarak beni arayip sonunda saklandigim arabayi
kesfedip harekete gecen 3 arabadan benim icinde oldugum,
saklandigim arabayi takip ediyordu. biz evimizde
kalabilecegimiz geceye kadar yaklasik 10 gun
arap beni 1 dakika yalniz birakmadi. ve tum site
sakinlerinin saygisini, sevgisini kazandi. kimse bu
olana inanamiyordu, ben dahil.
ilk defa o gece evde kalabilecektik. boya yeni bitmisti.
gunlerdir hersey yikaniyor, cifleniyordu. tek tek... ve
o gun biz terasta yine bi seyleri temizlerken arap
birden aci aci ulumaya, inlemeye basladi.
hayvan bir anda transa gecmis gibi sarsilarak aglamaya,
ulumaya basladi. bir anda da kesti. annem sok olmus bi
sekilde ''ayni o gunku gibi uluyor...'' dedi. o gece
evde uyuduk. sabah uyandigimda tum
vucudum kabarmisti, kirmizi kabarciklarla kapliydi.
hemen acile gittik. alerjiymis, igne yapildi, ice
vurdugunda nefes borusu tikanir, olume sebep olabilirmis.
sansliymisim, disa vurmus. arap
beni bekliyordu...yine haber vermisti. bu olaydan 2-3
gun sonra ise yine arap aniden ayni kotu sesle uludu.
biz annemle birbirimize bakip ''ne olacak simdi'' diye
sorduk...o gece saat 3:30-4:00 civarinda, babam bizi
uyandirdi. kendisi tansiyon ve kalp hastasi.
fenalasmisti, acile gittik. tansiyon krizi geciriyordu.
ertesi gun ogleyin gelebildik evimize. o gunden sonra
arap artik normal hayatina dondu. yine bana geliyordu
ama o surecteki gibi degil. ve ben yine onu besliyordum
ve tum site ... annem de artik kizmiyordu. sitedekiler
de belediye lafini agizlarina almiyorlardi, arap'in
insanligindan utanmislardi sanirim.... derken, gunlerden
birgun bir fren sesi duydum. evin onunden deli gibi bir
kartal gecti. geceydi, karanlikti. cocuklar gelip ''ozgun
abla, arap'a araba carpti, bagira bagira kacti''
dediklerinden deliye dondum. sitenin etrafinda fir
donuyorum ''arap, arap'' diye. etraf karanlik, arap
kara... ben onu ararken o beni buldu aglayarak.
gozunden yas gelmisti. bana ayagini gosterdi. zaten
topal ayaginin oldugu taraf arka ayak bilegi kan
icindeydi, basamiyordu. sevdim, sakindi zaten, sadece
agliyor, inliyordu. bana yarasini gosteriyordu.
saat 11:00'di. veterinere goturmek istedim,
yuruyemiyordu, bir kum tepeciginin uzerine cikip yatti.
''sen getir bana onu'' der gibiydi. izdirabi coktu. tek
bildigim veterinere gittim, evinden kaldirdim,
arabayla siteye getirdim. ''yaniniza kuduz asisi almayi
unutmayin..'' dedim. veteriner geldi, arap'i yere
yatirdik. yarasi kaniyordu. herkes basina toplanmisti.
veteriner eliyle, uyusturmadan arap'i
muayene etti. arap inanilmaz bir sesle avaz avaz
agliyordu, ben elimle agzini tutup ''tamam oglum, yok bi
sey'' derken dislerini elime gecirip, gecirmek yanlis,
dokundurup isirir gibi ama asla isirmadan elimi
tutuyordu. cikarttigi o aci dolu ses hala kulaklarimda...veteriner
liflerinin kopmus oldugunu soyledi, o kopuk
lifleri uyusturmadan muayene etmisti, parmaklariyla
mincik mincik yokladi cocugu ve canim arap ne ona, ne
bana hicbir sey yapmadan yatti sadece. cunku ben ondan
yatmasini ve bana guvenmesini
istemistim... veteriner hayatindan boyle bir kopek
gormedigini,izdirabinin korkunc oldugunu ve hicbir sey
yapmamasina inanamadigini soyledi. antibiyotik verdi,
ayrica pansuman icin ilac. ve kuduz asisi
tum sitenin gozu onunde yapildi. sabah aksam hap
yutturup, pansuman yapacaktim. evet, yaklasik 1 hafta
yan bahcede yatirdim onu, baktim, besledim, pansumanini
yaptim, hapini icirdim. ve arap iyilesti.
birgun ortadan kayboldu. belki 15 gun sonra nefes nefese
geldi, cok kosmustu belliydi,deli gibi su icti, ben onu
sevdim, yarim saat benimle durdu ve yine giti. ve yine
bir 10-15 gun sonra geldi. yine
nefes nefeseydi, susamisti, su icti, ben onu sevdim,
yarim saat durdu durmadi gitti. duydum ki onu cook uzak
bir baska yerinde gormusler cesmenin. yaklasik 15 km
otede bir yerlerde. bir grup arkadasiyla.
sanirim artik beni korumasina gerek yoktu, gorevi
bitmisti, artik sadece ziyarete geliyordu.
o yaz arap bir daha hic gelmedi.
ekim sonuydu annemler cesmeye gitti. arabadan
indiklerinde arap uzerlerine atlamis, onlari karsilamis.
sitenin bekcisi annemlerin yanina gelmis ''abla, yazdan
beri bu kopek yoktu burada. 2 gun once
geldi daha '' demis... :)) canim arap geleceklerini
hissetmis de karsilamaya gelmis. o gece annemler bir
guzel beslemisler. pazar gunu de hep yanlarindaymis.
bir dahaki hafta pazar gunu arap'i gormeye gittim
cesmeye. sadece onun icin, o kadar cok ozlemistim ki.
sitede yoktu. bekcinin yanina gittim, ''arap nerede?
gecen hafta buradaymis, annemler soyledi''
dedim. bekci ''abla arap öldü. bu hafta belediye geldi
vurdu. birileri
sikayet etmis'' dedi.
ben ''ne sikayeti? burada kimse yok ki. kis simdi. tum
siteler bos.
kim, nasil'' diye bir seyler geveledim durdum. sonra...
ben o gun ve ondan sonraki cok gun cok agladim. su anda
agladigim
gibi.
cok canim yandi. su anda canimin yandigi gibi.
ben anlayamadim bunu.
ben anlayamadim insanin kendine hicbir zarari olmayan
hayvanla
zorunun ne oldugunu.
ben anlayamadim insanin kendine bictigi Tanri rolunu...