Merhaba. Benim adim Sehnaz. 14 senedir
Hollanda’da yasiyorum. Hayatim hayvanlarla
icli disli gecti. Kucucuk bir cocukken bile hayvanlari o
kadar cok severdim ki, olu bir lagamfaresini bagrima
basim
aglaya
aglaya eve gittigim gunu hatirliyorum. Annem,
feryatlarima cama firladi, bana birsey oldugunu
dusunerek. Elimde ne oldugunu o uzakliktan pek
cozememisti, ama yaklastigim zaman bir fare oldugunu
kuyrugundan anlayip basti cigligi “at onu elinden
Allahin cezaci cocuk, aaaaat!!!”. Feryat etme sirasi
annemdeydi. Once terlik yedim sonrada banyoya sokuldum.
Gec kalmistik, sackiran cikardim, bir yigin ilac icmek
zorunda kaldim ve asilar oldum. Bu olay beni yildirmadi,
eve surekli hayvanlar getirmeye devam ettim.
Bu gun 45 yasindayim ve hala ayni seyi yapiyorum, yani
hala eve hayvan getiriyorum. Diger hayvan sever
arkadaslarimla da elimizden geldigi kadar, maddi manevi
yardimlarda bulunuyoruz. Bir sabah gazetede gordugum
ilan, uzun zamandir yapmak isteyip de hala beklemede
tuttugum bir seyi, bir anda onume serdi: Hayvan
ambulansi gonullu ariyordu. Icimden bir ses “tam sirasi”
dedi, hemen aradim. Pazar gunu icin anlastik. Tabi bu
arada, cok kotu seylerle karsilasirsam ne yapacagimi
dusunmeye basladim. Kabus gibi coktu uzerime. Yine de
gittim. Bakin neler oldu;
Ilk hafta: Bir telefon geldi; bir
guvercin bulmuslar derede. Arabaya atladigimiz gibi
gittik. Guvercinin bir yaris guvercini oldugunu soforden
duydum. Ingiltereye goturulup oradan saliyorlarmis ve
guvercinler Hollandaya, ait olduklari yerlere geri
geliyorlarmis. Nereden mi biliyordu sofor? Soyleyeyim;
guvercinin bir bileginde mavi, diger bileginde yesil bir
bant vardi. Mavi bantin uzerindeki numara kime ait
oldugunu, yesil bant da kusun yarista oldugunu
gosteriyormus. Neyse guvercini alip KUS HASTANESINE
(saka gibi geliyor degilmi?) goturduk. Orada bir gece
kalip ertesi gun tekrar serbest birakilacakmis.
Yerimize dondukten sonra bir telefon daha geldi.
Cocuklar kopek bulmuslardi. Adrese gittik. Bir yigin cocuk bizi
karsiladi, kopege Bob adini vermislerdi. Soforumuz scannere cikartip
kopegin chip li olup olmadigina bakti once. Sansliydik, cunku kopek
chipliydi. Bu numaradan sahibinin adres ve telefonunu bulduk ve
aradik. Kadin gelip aldi kopegini. Cocuklar pek memnun degildi,
cunku kopegi cok sevmislerdi.
Ilk gunde karsilastigim en kotu sey, buyuk bir
kafesin icindeki kediydi. Birileri kediyi feci hirpalamis, arka
tarfinda ve gogsunde hic tuy yoktu. Hayvan ambulansi bakiyordu ona.
O kadar canayakin bir kediydiki, basina gelen butun kotu seylerden
sonra bile hala insanlari seviyordu.
Ikinci hafta: Bu hafta bir surpriz bekliyordu beni.
Ambulansimiz geldi. Icinde neler yokki: telsiz, telefon, navigation
sistemi. Arka taraf tam tekmil. Yani insan ambulansinda ne varsa
bunda da var. Mavi-kirmizi isiklarimiz bile var
Bu gun bir yavru guvercin ve marti bulundu. Ikiside iyi ellerde
simdi. Yavru guvercini, yavru kus ve kirpileri buyuten kadinin evine
goturduk. Bu kadin Alman, ama uzun zamandir Hollanda da yasiyor ve
kus hastanesi, ambulans bakima muhtac yavrulari ona getiriyorlar.
Ben bu kadini seneler once gormustum ve hafizamda kalan sey kaslari
olmustu. Kaslari yok o yuzden mor renkli bir kalemle kendine kas
yapiyor. Yavru marti da kus hastanesine gitti. Ucmayi ogrenince
ikiside serbest kalacak.
Ucuncu hafta: Bu gun kaza geciren bir kediye yardim
ettik. Durumu cok vahim degil, ama 6 hafta kafeste kalmasi
gerekiyor, Kalcasi yerinde oynamis, bu yuzden atlayip ziplamamasi
lazim.