biramızı paylaştık onunla

Bu gece bir bira ısmarladık sokakdaki adama.

Dedik ki “Allah razı olsun senden, bu köpekleri seviyorsun bu kadar”


Sokakdaki o gariban adam, o evsiz adam arkadaş olmuştu sokakdaki canlara.

Sokak köpeği yapışmış adama, adeta dayanmış, yatıyor umarsızca.
Adamın tek varlığı sırtındaki hırkası, evi ise şehrin tüm kaldırımları

O orada yaşamakta, biz farkında olmasak da…


Yanlarından geçiyorduk, bu muhteşem manzarayı gördük.

Dayanamadık geri döndük, çıkardık biramızı bölüştük.


“Sen ne iyi adamsın. Seni ne çok seviyorlar bu hayvanlar böyle” dedik.

O da bize bir şeyler söyledi ama çözemedik.


Ne dediğini anlamasak da, bize anlatirken koca köpeğe şap şap mıncıklamaktaydı.

Köpek ise mayışmakta, mayıştıkça adama daha da sokulmaktaydı.

 

Onlar BİR’Dİ işte…

Öylece kaldırımda…

Öylece mucizeyi gösteriyorlardı,

Öylece birliği anlatıyorlardı bize…

Gündelik endişelerle nasır tutmuş kalplerimize…

 

Bu akşam o adamla konuştuğu dili anlamadan biramızı paylaştık biz

Konuştuğu dili duyan kulaklarımız ne dediğini çözemese de

Kalbindeki sevgiyi,  gören kalplerimiz çözdü işte…

Adı SEVGİ olan bu dili, yüreğinde biraz merhamet olan her canlı bilirdi…

 

O da bizden biriydi…

Evsiz, sokakda ama kocaman yüreğiyle bizden çok yukarıda…


Adı belki şarapçı, belki evsizmiş

Tarafımızdan saygıyı hak etmezmiş…

 

Kimbilir biz gercekte neyi hak etmekteyiz…

Hiç durup düşünmeyiz…

Ozgun Ozturk , 12.11.2005