|
KIRLANGICIN
DOSTLUĞU
Evvel zaman içinde,kalbur saman içinde. Balık kavakta saz
çalıp türkü söylerken,ben de onu bir güzel dinlerken, yanıma geldi
bir topal karınca.”Yolculuk nere?”diye sordum ona.Dedi:”Gideceğim
Kafdağı’nın ardına.İstersen sen de bin sırtıma.”
Hiç durur
muyum,ıkına sıkına atladım karıncanın sırtına.Bir an bile bakmadım
ardıma.Pire kanatlandı,uçtu.Dereleri,çayları geçti.Yüce
dağları,dümdüz ovaları aştı.Bir solukta vardık Kafdağı’nın
ardına.Karınca beni indirdi,Biraz dinleneyim.”deyip uzandı yere.Ben
yürüdüm ileriye.Karşıma çıktı koca bir ev.Evin önünde de yedi başlı
bir dev.
Dev beni
görünce bir sevindi,bir sevindi.”Çoktandır insan eti
yememiştim.Bugün kahvaltı da etmemiştim.Gel bakalım buraya.Seni
atayım tavaya.”dedi.
Aldı mı beni bir korku.Kaçsan kaçılmaz,uçsan uçulmaz.Bu
devin elinden babam bile kurtulmaz.”Sonum geldi.”diye düşünürken
bizim topal karınca geldi yanıma. Dedi:”Saklan arkama.Ben seni
korurum.Gerekirse deve iki tokat vururum. Karınca dediysem sanmayın
o anda küçüktü.Bir anda büyüyüverdi.Görünüşü inanın devden bile
büyüktü.Sanki koca bir höyüktü.
Dev baktı, pabuç pahalı; döndü geriye,girdi evine.Neşeli bir
ezgi çalmak için karınca uzandı kavala.Biz de biraz ara verelin
mavala,başlayalım masala.
Bir varmış,bir yokmuş.Adı duyulmadık,yeri bilinmedik ülkenin
birinde Çok varsıl bir adam varmış.Adam varsılmış ama gönlü çok
yoksulmuş.Cimri mi,cimri,huysuz mu huysuzmuş.Kimseye yardım
etmez,para kasasına çifte kilitler vururmuş.Parayla her sorunu
çözebileceğine inanır,hiç kimseye değer vermezmiş.Bu yüzden adamı
kimse sevmezmiş.Görenler selam vermemek için yollarını
değiştirirlermiş.
Kaynamadık aş,başa gelmedik iş olmaz derler ya çok doğrudur.Bu
adamın değil de altın saçlı,altın kalpli kızının başına bir gün bir
iş gelmiş.Nasıl olmuşsa bir sabah
aniden,yürüyemez,konuşamaz,göremez olmuş.
Adam
ülkenin en ünlü doktorlarını kızının başına toplamış.Doktorlar tüm
bilgilerini ortaya dökmüşler,tüm hünerlerini göstermişler.Ne
yaptılarsa olmamış.Kızın gözünü açamamışlar,dilini çözememişler,bir
adım bile yürütememişler.
Başka
ülkelerden doktorlar gelmiş.Onlar da kızın derdinin dermanını
bulamamışlar.Kız günden güne erimiş.İğne ipliğe dönmüş. Anasının
ağıtları, taş yürekli insanları bile göz yaşına boğar hal
almış.Kurdun,kuşun yüreğini sızlatmış.
Yüreği
sızlayanlardan biri de bir kırlangıçmış.Bu kırlangıç Altın kalpli
kızı çok severmiş.Meğer kız zaman zaman bu kırlangıca babasından
gizli yem ve su verirmiş.
“Fermansız padişah,dermansız dert olmaz.Yeter ki
aransın.”diye düşünen kırlangıç, ovada. dağda kızın derdine derman
olacak bitkiyi aramaya çıkmış.Önüne gelen ota “Sen ne işe yararsın?”
diye sormuş.Araya araya sonunda üç ot bulmuş.Sormuş ne işe
yararsınız diye.Birincisi demiş:
-Gülmeyeni güldürürüm,görmeyeni gördürüm.
İkincisi demiş:
-Koşmayanı koştururum,yürümeyeni yürütürüm.
Üçüncüsü demiş:
-Ben çok özelim.Her dili çözerim.
Kırlangıç çok sevinmiş.Gagasına sıkıştırdığı üç otu zaman yitirmeden
kızın anasına getirmiş:
-Altın kalpli kızın derdinin dermanı bu üç ottadır.Üç kere
kaynat,üçer yudum içir.Bak nasıl iyileşir,demiş.
Kadın, üç otu üç kere kaynatmış,kızına üçer yudum
içirmiş.Kız eskisinden daha iyi görür olmuş.Bülbül gibi şakır
olmuş.Yürümek bir yana tay gibi koşar olmuş.
Altın saçlı,altın kalpli kız, kendisini iyileştirenin
kırlangıç olduğunu öğrenince çok mutlu olmuş.Uzun uzun teşekkür
etmiş ve sözlerini şöyle tamamlamış:
-Sevgili dostum,ne olur bizim evin balkonunun tavanında bir
yuva yap.Yap ki seni sık sık göreyim.Sana arpa,buğday
vereyim.Böylece borcumun birazını ödeyeyim.
Kırlangıç çok sevinmiş.Hemen gösterilen yere yuvasını
yapmış.Onu gören diğer kırlangıçlar da balkonlara yuva yapmaya
başlamışlar.Zamanla bu durum alışkanlığa dönüşmüş.Kırlangıçların
balkonlara yuva yapması gelenek olmuş.
Kızın katı yürekli ve cimri babası da bu olaydan sonra her
sorunun parayla çözümlenemeyeceğini anlamış. Kesesinin ağzını
açmış,herkese iyilik eder olmuş.
Eğer balkonunuzun bir yerinde bir kırlangıç yuvası
görürseniz,Altın saçlı,altın kalpli kızla onu yaşama döndüren
kırlangıcı anımsayın.İster kızın hatırına,ister kırlangıcın,o yuvaya
dokunmayın.
Gökten üç elma düştü.Biri bu masalı okuyanın başına.Biri
kırlangıçların başına.Biri de kırlangıçların yuvalarına
dokunmayanların başına.
|