|
bir an
vardi, sonra
yoktu.
bir an ayaklarimin arasinda oynuyordu,
korkusuzdu.
sonra cansiz
yatiyordu.
onune gectim, araba ezmesin diye, git gir
dedim kaldirimdaki yarigin icine.
o ayaklarimin arasinda dolasti
birbirimizi taniyormusuz gibi, oynadi sadece...
sonra bagirdilar yaslilar:
"öldürün şunu,
öldürün"
ben bağırdım onlara:
"hayır öldürmem,
öldürtemem."
sonra bir adam geldi yoldan gecen, ustune
vazife edindi onun öldürülmesini,
"bunlar cok cabuk urerler " dedi.
"bunu öldürseniz
hepsi ölmeyecek ki" dedim.
tam konusurken adam
ustune basti,
bense şoka ugramis bir sekilde bakiyordum
sadece.
birileri bagirdi:
"ölmedi, ölmedi,
can çekişiyor"
yerdeydi, çırpınıyordu sadece...
ben adama bağırdım:
"dön de tam öldür. bir
daha bas. can çekiştirme bari"
ve o müthiş bir keyifle bir daha bastı.
sonra da tekmeleyerek çöpün altına doğru
savurdu.
ben adama bağırdım önce:
"senden
kaçmayan bir hayvanı öldürdün. Allah asla affetmeyecek seni, çok
büyük bir günah işledin"
ben tüm balkondakilere bağırdım sonra:
"bunu öldürdünüz
de şimdi hepsinin kökü mü kurudu?"
apartmana girdim, merdivenlerden çıkarken
birden "ya ölmediyse hala"
dedim.
döndüm, çöpün altına baktım. küçük
afacan oradaydı. parmak yarısı kadar
boyuyula gözlerini kapamış yatıyordu. ellerini kıvırmıstı. öyle
yatiyordu. kontrol ettim nefes aliyor mu diye,
almiyordu. iyice emin oldum öldüğüne ve tekrar girdim evime.
sadece bagira bagira agladim. 1 dakika önce
şaşkın şaşkın dolanip oyun oynuyordu.
kediler bile ona dokunmuyordu. ama sonra
sadece yoldan gecen, tesadufen o
anda o yoldan gecen bir adam onu öldürdü...
cok agladim
bugun o minik fare icin. elimde degil...
ozgun ozturk, 7 nisan 2005
|