|
7 ya da 8
yasindaydim, sokakda oynarken bir yavru kedi buldum. Cok guzel bir
surati ve cok uzun tuyleri vardi. O kadar sevimliydi ki hemen
kucakladigim gibi eve goturdum. Anneme
- Anne
nooolur benim olsun bu kedi”
dedim.
Sanki annem
olmaz dese birakacakmisim gibi. Zavalli kadin ne desin
- Getir,
ama aksam baban gorurse karismam”
dedi.
Babam da benim
hayvanlara olan dusgunlugumu biliyordu, ben de babamin
yureginin bir yavru kediyi sokaga atamayacak kadar yumusak oldugunu.
Cocuk icgudusu
kuvvetlidir.
Neyse aksam
babam geldi. Henuz sofraya oturmamisti, ben boynunda kirmizi
kurdelesiyle minik kediyi getirdim ve halinin uzerine koydum. Babam
gozlerini
kocaman kocaman acti ve kizgin bir sesle
- Bu ne,
neden getirdin eve bunu?” , ben de
- Ama baba
annesi yok, agliyordu, karni acti” gibi birseyler soyledim.
Babam,
- Sen dur
ben su yemegimi yiyeyim hemen aticam onu sokaga” dedi.
Kediyi
kaptigim gibi yatakodasina kactim, isigi sondrup kediyle birlikte
yorganin altina girdim. Uyuyor numarasi yaparsam babam uyandirmaz
diye.
O gece abimden
baska kimse gelmedi odaya. Uzuc atlattik yani.
Ertesi gun
annem kediyi elinden birakmadi. Butun gun sevdi, oksadi. Aksam babam
geldi, kediye bakti
- Ne
sevimli sey bu?” dedi.
OLMUSTU BU
IS!!! Adini annem koydu, Minnos.
Minnos bizimle
uzun yillar yasadi.
Sehnaz Turan
|