munise eşek

Anneannem nerdesin?

Nerde senin melek kalbin?

Nerde senin merhametin? 

Sen karpuz kabuklarını atmazdın çöpe

Koyarın ağaç dibine

Sokakdan geçen at, eşek yesin diye 

Anneannem şu anda yakarıyorum

Sesim kısık ama kalbimden çığlık atıyorum

Kalbim öylesine hızlı çarpıyor

Nefesim öylesine daralıyor

İçimden delice isyan etmek geliyor

İçimden birilerini paralamak geliyor 

Anneannem,bu insanlar iyice çığırından çıktı

Senin şehrinde, hem de manisa’da olanlar oldu

Zavallı eşeği bağladılar bir kamyonun arkasına

Yerlerde sürükleyerek götürdüler

Yeni doğmuş yavrusunu yalamasına bile izin vermeden

İkisini ayırdılar

Yavrunun göbek kordonunu elleriyle kopardılar

Bağırsaklarını karnından dışarı çıkardılar 

Bunu kendine “insan” diyen, kızdıkları zaman birbirine “eşek, eşşekoğlueşşek” diyenler yaptılar 

O eşek yerlerde sürüklendi

Tam da o anda “insanlığımız” yerlerde sürüklendi 

O eşeğin her tarafı parçalandı

Tam da o anda son kalan “insanlık onurumuz, merhamet duygumuz” parçalandı 

Anneannem o eşeğin melek yavrusunu karşılar mısın orada?

O bu dünyaya sadece mesaj vermeye geldi galiba 

Ozgun Ozturk, 17.4.2005