|
Nikki (en buyuk
askim)
Nikki, hayatima
1986 nin subat ayinda girdi. 25 yasindaydim ve uzun zamandir evin
icinde
hayvan yoktu. Tekrar kedi krizim tutumustu. Suhendan isminde
cocukluk arkadasim o siralarda
vakit gecirmek icin Kalamis daki bir seramik atolyesine gidip
geliyordu. Atolyenin sahibi olan
bayan da hayvanlari cok sevdigi icin, atolyenin her tarafi kedi
doluydu. Birgun oraya gittim.
Suhendan oradaydi, bayana kedi yavrusu istedigimi soyledim. Bayan
bana;

- Su kutunun
icinde iki tane yavru var. Bu yavrularin
annesi olmus. Buradaki anne kedi bulup
getirdi iki kardeside”
dedi.
Kutuya
yaklastim, ucunda kucuk bir kuyruk gordum.
Kendi kendime;
-
siradan bir
tekir kedi kuyrugu”
dedim. Ustelik disiymis.
Annem sikisiki tembih etmisti.
-
Aman disi
getirme kizim, aziyorlar. Bas edemeyiz”
diye.
Derken
bembeyaz erkek kediyi elime aldim. Canim ne kadar beyazdi.
Cok sakin bir surati vardi.
Sanki bir sey beni durtmus gibi yavruyu geri koydum. Ben onu yerine
koyar koymaz o tekir kuyruk
birden bire disari firlayip bana bakti.
TANRIM!!!! ASIK
OLDUM!!! ILK GORUSTE ASK BU OLSA GEREK!!!
Bir yavru nasil
bu kadar guzel, sirin ve fettan olabilir. Elime aldim, elimin icinde
kafasini soyle
yana dogru devirip, gozlerinide kirpistirarak tavana bakti. Once
birsey oldu sandim. Tekrar yerine
biraktim, yine gozlerini faltasi gibi acip gelip onumde durup
suratima bakti. On patilerinden yakalayip
opmek istedim. Arka patilerini yukariya cekip kafasini yine yana dogru
devirde, gozlerini s
uzmeye basladi. Artik hicbir yolu yoktu, bu kedi benim olmaliydi.
Bayan bana;
- daha cok
kucuk, bir kac haftalik. Alirsaniz olur”
dedi.

Ben;
- Yok,
hicbirsey olmaz. Zaten istesemde artik birakamam, cunku asik oldum”
dedim.
Arkadasim her
zamanki kibarligiyla bana;
- Cilgin
kiz” dedi.
Yavru kediyi
bluzumun icine sokup eve getirdim. Yolda kucuk kardesim Emre’ye
kediyi gosterince oyunu, arkadaslarini birakip pesime takildi.
Eve
geldigimizde annem;
- Ah kizim!!!
Bu cok kucuk, olur” dedi.
O aksam babam
eve geldiginde yavru kediyi salona getirdim, halinin uzerine koydum.
Babam artik bu sahnelere cok aliskindi. Bana;
- O pis kediyi
neden getirdin eve. Dur ben su yemegimi bitireyim onu hemen aticam
sokaga”
dedi.
Ben de babamin her defasinda bunu diyecegini, ama hicbir zaman boyle
bir sey yapmayacagini artik biliyordum. Yavru kedi o gece guzelce
koynumda uyudu.
Ertesi gun hep
beraber isim dusunmeye basladik. Bir sene once tanistigim Amerikali
bir grup arkadas bana Nikki adini takmislardi ve beni oyle
cagiriyorlardi.
-
Nikki nasil?”
dedim. Annem de Emre de begendiler.
Ve nihayet
Nikki, benimle, asagiyukari 16 sene surecek hayatina boyle basladi.
Sehnaz Turan
|