|
solucan
Ben
bir zamanlar solucanları bile öper, bunu da marifet
zannederdim.
Su
birikintilerinden solucanları çekip alıp öpüp yerine
koyardım.
Tiksinmezdim onlardan. Tek derdim gözleri nerede?
Kulakları var mı?ydı. incelerdim uzun uzun ne işe
yaradığını
çözemediğim bu varlığı.
Bugün
bunu hatırladığımda aklımın almadığı ise solucanı nasıl
öptüğümden ziyade o zamanki sokakların temizliğidir.
Sokakdaki birikintinin içindeki hayvanları öpüp öpüp de,
nasıl olup da
günümüzdeki evlerde yaşayan çocukların
hastalıklarına yakalanmazdık bilmiyorum. Hiç mikrobik
bir durumumuz olmazdı. Parazit problemimiz yoktu.
Kişisel olarak tek sorunum bronşitti ki sanırım onun da
zavallı solucanlarla hiç ilgisi yoktu.
Şimdi
düşünüyorum da solucanların nesli mi tükendi acaba?
Ne
zaman yağmur yağsa, gözlerim çocukluğumun solucanlarını
arar sokaklarda.
Solucanlar topluca göç mü ettiler, yoksa sokaklarımız
artık betonlara yenik mi düştüler?
Bahçeleri mi koruyamadık yoksa mevcut bahçelerimizde
solucan mı yetişmiyor bu çağda?
Nedenini bilmiyorum ama artık onları pek sık
göremiyorum. Olur da rastlarsam arada bir tanesine,
gülümsüyorum ona.
Nedense her solucan gördüğümde duygulanıyorum
El
sallıyorum çocukluk yıllarıma
Özgün
Öztürk, 30.3.2005,
|