LEYLA’NIN DEĞİŞEN KADERİ VE İSMİ

Leyla'yı Aralık 2004 Tarihinde İstanbul'un işlek caddelerinden Gayrettepe'de Dedeman Otel’in önünde görmüştüm.Aklımda kalan ilk görüntüsü şaşkın ve panik halde sağına soluna bakarken önünde duran yolcu minübüsüne binmeye çalışmış ama yolculardan birinin kovması sonucunda yönünü değiştirerek kaçması olmuştu. Sahibini kaybettiğini anladım ve aracımla ilerden dönüş yaparak tekrar gördüğüm bölgeye geldim. Onu kaybettiğimi belkide sahibinin bulduğunu düşündüğüm anda acı bir fren sesi duydum ve baktığımda Leyla caddenin ortasında fren yapan aracın önünde donakalmıştı.

Koştum yanına kırmızı tasmasından kavrayarak kaldırıma çektim, çömeldiğimde korkudan titreyen bedenini dizlerimin arasına sokup bana bakışını unutamam. Çevredeki esnafa sordum ancak hiç kimse daha önce görmemişti. Çaresiz arabama atıp işe götürdüm. O bölgede yaşayan arkadaşlarımın sayesinde 24 saat içerisinde sahibini bulacağıma emindim.  İşyerime geldiğimde biraz kendine geldi ancak araçtan indiğinde bahçemizde baktığımız 2 köpeğimizi görünce tekrar araca binmek istedi. İnsanlara alışık ancak diğer köpeklerden inanılmaz korkuyordu.

Belli ki çok aç kalmıştı verdiğim yemeği iştahla yedi ve odamdaki koltukta uyuyakaldı, uyandığında canavar oldu, kapımın önünden biri geçse yada biri odama girecek olsa havlıyordu. Akşam eve getirdim.Evdeki kedimi başka odaya kapattım ancak aynı yaşlarda hemcinsi olan cocker köpeğim Naz'ı görünce masanın altına saklandı ve bütün gece çıkmadı. Ertesi gün beklediğim yerlerden olumlu haber gelmeyince el ilanları basarak bütün bölgeye yapıştırdım. Artık işyerimde rahatsızlık vermeye başladığından gündüzleri bahçeye bağlamak zorundaydım.

Bir hafta bekledim, yapıştırdığım el ilanlarından, gazetelere ve internete verdiğim ilanlardan sonuç alamayınca bölgedeki bütün veteriner kliniklerini araştırdım sonuçsuz kaldı.

Artık sahibinin sokağa attığına emindim ve sahiplendirmeye karar verdim. Zira evdeki kedi ve köpeğimle bir arada kalamıyordu.

İlk isteyen işyerimden bir arkadaşım oldu ancak sürekli havladığını söyleyerek 2 gün sonra geri getirdi.

Barınak vasıtası ile bulduğum kız arkadaşına hediye etmek üzere alan ikinci kişi aynı şikayetle 1 hafta sonra iade etti.

Üçüncü sahibi büyük bir hevesle şimdiki ismi olan Leyla ismini koyarak aldı ama apartmanda "büyük gürültü koptu, ev sahibim dışarı atacak" diyerek 40 km yoldan gece saat 02.00da evime geri getirdi.

Gittiği her evden sabaha kadar susmamacasına deli gibi havlıyordu ve depresyonda olduğundan bir an önce kalıcı sahibini bulmam gerekiyordu.

Veterinerimin bulduğu 4. gönüllü bayan işten döndüğünde evdeki kedisini el bile girmeyen dolabın arkasında görünce Leyla soluğu yine veteriner kliniğinde aldı.

5.gönüllü İzmir'den çıktı. İzmir'deki gönüllüyü 10 günde 4 sahip değiştirdiği konusunda uyardığım ve kolay bir köpek olmadığını söylememe rağmen, ısrarla köpek eğitimi konusunda tecrübeli olduğunu ve asla geri vermeyeceğini söyleyerek istedi. Böylece şirket aracımıza koyarak İstanbul'dan İzmir'e uğurladım. 5. sahibi 3 gün dayanabildi ve pes ettiğini bildiren bir mesaj attı. 

Tekrar başa dönmüştük, ilk sahibinden sevgi görmediği hatta eziyet gördüğü ve atıldığı için depresyona girdiğine emin olduğum bu köpek yine başıma kalmıştı.

İzmir’den geri getirmeyi düşünürken Özgün Öztürk imdadıma yetişti. Özgün'ün kanalıyla hikayesini duyan ve Soma'da yaşayan doğa aşığı bir gönüllü Leyla'yı kabul ediyordu. Üstelik çiftlikte havlaması da problem değildi .Leyla şimdi İstanbul'dan Soma'ya uzanan yolculuğunda köpekler, kediler, tavşanlara, kuşlarla dolu bir çiftlikte koşturuyor. Tek bir farkla; yeni sahibi çiftlik çalışanlarından biriyle adaş olduğundan, adaşı bayan adına bir alınganlığa sebebiyet vermemek adına ismini "Galya" olarak değiştirmek için izin istedi.

Galya artık mutlu ve umarımki hayatının sonuna kadar burada yaşar.         

Hoşçakalın

Celali       

 

----- Original Message -----

From: "Ozgun Ozturk" <ozgun@weblebi.com>

To: <ozgun@weblebi.com>

Sent: Tuesday, February 15, 2005 6:02 PM

Subject: Leyla mecnun'unu ariyor...

 



Bana leyla diyorlar simdilerde. Simdilerde cunku maceram bundan 1.5 yil
once istanbul'da basladi. Gectigimiz aralik ayinda sokaga atilmistim,
beni buldular. Cemalettin abi bana gecici aile oldu. 3 ayri eve gittim,
hepsi de kisa surede beni kapiya koydu.
Son olarak izmir'e geldim, buradaki aile maceram da sadece 3 gun surdu.
Sorunum dusundugunuz gibi tuvalet egitimi falan degil. "havliyorum"...
Bi dakka!
Hemen vazgecmeyin.
Bi sorun neden havliyorsun diye.
Bi sorun sonsuza kadar havlayacak misin diye.
Ben havliyorum cunku sokaga atila atila cok buyuk travmalar yasadim. Her
seste urkuyor ve korkuyorum. Ve hep korktugum basima geliyor, beni kapi
disari ediyorlar.

Simdi kendime bir "MECNUN AILE" ariyorum. Bi sorun neden mecnun diye.
Mecnun olsunlar cunku eger beni mecnun gibi severlerse, bana bir sure
anlayis gosterirler ve sonunda ben de onlara guvenirim.
Beni mecnun gibi severlerse bu sorunu nasil cozeceklerini zahnmet edip
arastirirlar ve ben o zaman onlarin cabalarina karsilik veririm.

Cok mu zor yani havlayan bir kopek sorununu cozmek?

Iste boole...

Simdi, eger beni isterseniz, lutfen acil baglantiya gecin.

Ama istemeden once cok dusunun rica ederim.

Leyla, Izmir


Kontakt:

Celal
> > > GSM 0555 284 58 30
> > > İŞ      0212 530 96 97