İzmir ofisimizde çalışan personelimiz ilgi alanıma girdiğini bildiği bir yavru bir sokak köpeği için aradı birgün; kapımızda beslediğimiz bir köpeğimiz var, adını Maxi koyduk dedi.

 Ben baktıkları için tebrik ederek memnun oduğumu ve köpeği sahiplenmelerini istedim.

Ancak İzmir ofisimizin önündeki yavru sokak köpeğimiz zaman içerisinde içeriye alışmış ve personelin neşesi olmuştu. Yavru köpeğin tuvalet eğitimini öğrenemeyecek kadar küçük oluşu, şirket genel müdürümüzün İzmir ofisimizi ziyareti sırasında bu köpekte nerden geldi? bu üzerine bastığım kahverengi şey onamı ait yoksa? sorularını sormasına sebep oldu. Genel Müdürümüz ofis içerisinde sürpriz bir köpekle karşılaşmış dahada ötesi ona ait olan temizlenmemiş bir dışkıya basmıştı, yani durum vahimdi...

   İzmir'li personelimiz İstanbul'dan benim yavru köpekten bilgim olduğunu söyleyince;

"O zaman İstanbul'a gönderin hiç olmazsa bahçemiz büyük" demiş ayakkabısını temizlemeye çalışırken genel müdürümüz. Demiş diyorum çünkü ertesi sabah işe geldiğimde, akşam İzmir'den arabaya konulan köpeğin sabah karşımda olduğunu görüp, bana gönderildiğini duyunca bir tane dahamı dedirten bir sürpriz yaşadım.

Genel müdür talimatıyla İzmir'den gelen güzelimiz Maxi artık İstanbul'daki işyerimizin bekçisi,

artık iyice irileşen cüssesiyle bazen abartıyor ve merdivenlerden yukarıya benim haricimde kimseyi çıkarmıyor.

Hoşçakalın.

Celal Bal