Merhaba,
Benim adım Triumph. Size inanılmaz hayat hikayemi
anlatmak istiyorum. Yani şu andaki tarifsiz
mutluluğuma nasıl ulaştığımı...
Resimlerimden de göreceğiniz gibi bir Sibirya
kurdu - husky'yim. Beni geçen sene Adana'da Dohayko
derneğinin üyesi, "süt annelerim" olarak
adlandırdığım 3 özel insandan biri olan canım Renin
Arpaç buldu.
Bulunduğumda arka bacaklarımın ikisi de eklem
yerinden kesikti, veteriner hatası imiş...
Renin ve annesi Armağan bana canları gibi bakmaya
başladılar.
Köpekleri Bugsy'nin veterinerine bir beşik koydular
ve her gün ton baliği konserveleriyle, en sevdiğim
mamalarla beslediler. Bir yandan da bana iyi bir
aile aramaya başladılar.
Gazetelerde ana sayfa haberler oldular, resimlerimi
ve hikayemi değişik gruplara gönderdiler, beni çok
sevecek ve iyi bakacak bir aile bulmak için çırpınıp
durdular. İşte resimlerimi görüp bana yardım etmek
isteyen diğer "süt annem" Sokaktaki Melekler grubu
moderatörlerinden Burcu Coral Işıkçı hayatıma bu
şekilde girdi...
Burcu'm Amerika'da yaşayıp elinden geldiğince hem
Türkiye'deki, hem Amerika'daki hayvanlara yardım
etmek için çırpınıp dururmuş. Resimlerimi
Amerika'daki birkaç eyaletteki Sibirya kurdu
kurtarma gruplarına (Siberian Husky Rescues)
yollamış. New Jersey ve Maryland'deki gruplardan
olumlu yanıt gelmiş ve bu gruplar para toplayarak
beni Amerika'ya getirmeye karar vermişler.
Adımı da Triumph (Zafer) koymuşlar...
Kurtarma grupları hakkında bilgisi olmayanlara
açıklayayım: Amerika'da ve Avrupa'nın birçok
ülkesinde hemen hemen her cinsin "kurtarma grupları"
var. Genelde "non-kill (öldürmeye karşı)
barınaklar"ın dışındaki barınaklarda belli bir süre
içinde sahiplenilmeyen hayvanları uyutuyorlar.
Kurtarma grupları, "cins" köpekleri o barınaklardan
veya artık bakmak istemeyen sahiplerden alıp yeni
yuvalara sahiplendiriyorlar. Cins köpekleri
seçmelerini sebebi, cins köpeklere her zaman çok
talip olması ve eğer böyle bir imkan olmasa o
kişilerin para vererek petshoplardan satın alacak
olması... Cins olsun olmasın bütün köpekleri
kısırlaştırmadan asla sahiplendirmiyorlar. Bu
şekilde petshoplara yani "cins" köpeklere olan talep
gittikçe azalıyor ve popülasyon kontrol altına
alinmiş oluyor. Her neyse, Türkiye'de "kurtarma
grubu" kavramı olmadığı için, bana da çok yeni
gelmişti bu olay, o yüzden size de anlatayım dedim.
Bu sırada da birçok talibim çıkmış! Bunların içinden
Marion Moeller (kısaca ona herkes Moe diyor) isimli,
şu andaki canım annem en uygun aday seçilmiş. Annem
Moe, reiki felsefesi konusunda uzman bir köpek masaj
ve terapisti. Tennessee'de oturuyor. Oradaki Husky
Rescue'nun kurucularındanmış. "Umutsuz vaka" diye
düşünülen bir çok köpeği kurtarmış, barınaklardan
birçok köpek sahiplendirmiş. Evinde 4 köpeği ve bir
kedisi var (benim kız kardeşlerim). :)
İşte 3. ve son "süt annem" "Huskies To Love-Siberian
Husky Rescue of Maryland"in kurucusu Belinda Manuli,
Burcu, Renin ve Moe beni kurtarma operasyonuna bu
şekilde başladılar... Annem Moe benim bir an önce
gelmemi, dolayısıyla tedavime bir an önce başlamamı
istedi. Bu sure içinde birçok köpeklere tekerlekli
aparat yapan şirketle konuştu. Bir yer bedava olarak
bir aparat yapıp bana bağışlamaya karar verdi...
Fakat annem aynı zamanda insanlara protez bacak
yapan arkadaşı Tom'la da konuşmuştu ve Tom çılgınca
bir fikirle bana protez bacak yapabileceğini
söylemişti! Başarıya ulaşırsa dünyada bilinen protez
bacaklı ilk ve tek köpek olacaktım!!! Ve bilin
bakalım ne oldu: başarıya ulaştı! :) Ama siz okumaya
devam edin de diğer başarılarıma da şaşırın! Annemin
bana olan inancı ve sevgisi beni daha nerelere
getirdi! Tüm bunlar olurken Renin ve Armagan, beni
THY kargosu ile Amerika'ya yolladılar! 10 saatlik
bir uçak yolculuğundan sonra 28 Şubat 2003 günü New
York'a vardım. Açıkçası ben de endişeliydim, çok
sevdiğim Renin'i ve Armağan'ı bırakmış, dilini
anlamadığım bambaşka diyarlara gelmiştim.
Havaalanında beni şimdiki süt annelerim Burcu ve
Belinda karşıladı. Meğer ne çok seviliyormuşum!
Burcu, Belinda ile birlikte beni dosdoğru kendi
evine götürdü. Burcu'nun kocası Okan beni görünce
deliye döndü, uzun uzun öptü, kokladı, sarıldı ve
bana gerçek annem Moe ile pazar günü tanışacağımı,
Tennessee'ye gideceğimi, yeni annem Moe'nun benim
için harika sürprizleri olduğunu anlattı.
Sürprizler konusunda haklıymış! Annem Moe benim için
geçici protez yaptırmıştı bile!!! Takıldığında
yürüyebiliyor olduğuma inanamamıştım! Diğer kız
kardeşlerim beni hemen kabul ettiler, oynamaya
başladım.
Annem kilisenin hayvanlarla ilgili vaaz veren
kişisiymiş, şimdi beni her pazar günü kiliseye
götürüyor, sonunda kilisenin maskotu oldum! Nasıl
mutluyum anlatamam! Amerika'da, İskoçya'da (evet
yanlış duymadınız!) ve Türkiye'de gazetelere çıktım.
Bir anda annemin yaşadığı kasabada beni bilmeyen,
tanımayan kalmadı!
Annem bana her gün reiki uyguladı, fizik tedavi ve
masaj yaptı. Bacaklarımı gittikçe kuvvetlendirdi.
Her gece onun koynunda sevgisiyle uyuyorum, hatta
bazen kız kardeşlerim uyurken onları yataktan
atıyorum! :) Annem gönüllü olarak sık sık gittiği
yaşlılar yurduna ve çocuk hastanesine beni de
götürüyor. Varlığım oradaki insanlara moral
veriyormuş. Ben de çok memnun oluyorum bu görevden.
Hem seviliyorum, hem insanların içinde mutlu
oluyorum.
Zaman geçtikçe gerçek protez bacaklarım geldi...
Annem ve Tom onları bana taktıkları anda bu
bacakların değişik olduklarını anladım. Bir kere
obur "geçici protez"lerim gibi alçak değillerdi, on
ayaklarımın boyundaydılar. Önce bir iki adım attım
denemek için. Öyle rahatlardı ki, sevincimden
koridorda koşturmaya başladım! Annemle Tom bile
inanamamıştı, annem sevincinden ağlıyordu! O anda
tek istediğim eve gidip kız kardeşlerimle oynamaktı!
Zaman geçti, ben yeni bacaklarımla, ve yeni
hayatımla çok mutluyum. Annem beni geçen yaz "Delta
Society"nin testlerin soktu.. Ama o sağlıklı
köpekler için bir programmış aslında. Hani körlere
yardımcı olan köpekler falan oluyor ya, onların çok
ciddi şekilde hazırlandıkları testler serisi...
Annem beni onlara sokmak istemişti, çünkü yaşlılar
yurdunda ve çocuklar hastanesinde "official" görevli
olmamı istemişti. Onun için de derece lazımmış.
7 Aralık 2003 günü annem bir sürprizle geldi: BEN
TESTLERİ GEÇMİŞİM! Hem de 10 üzerinden 9 ile!!!
Bacaksız bir köpeğin kendisine duyulan
inançla neler başarabileceğini tüm dünyaya göstermek
için! Şimdi yeni derecemi gururla
taşıyorum: Delta Society'nin sertifikalı
"hayvanların yardımıyla aktivite ve terapi" ve yerel
Smiles programının sertifikalı köpeğiyim (certified
Animal Assisted Activity/Therapy Animal with Delta
Society and the local Smiles Program). Bakın bir
sene içerisinde nerelere geldim! :)
Annem Donna isimli bir arkadaşından gecen Mayıs'ta
rica etmişti ve Donna benim adıma bir web sitesi
açmıştı. Ancak çok nadir güncelleştiriliyor, ama
yine de ilk hikayemi görebilirsiniz oradan,
www.triumphthedog.net .
Ben ve annem Moe, süt annelerim Belinda, Renin ve
Burcu'ya her ay resimlerimi yolluyoruz ve
haberlerimi veriyoruz. En son 16 Ocak'ta onlara
yolladığım mektupta annemin benim için yeni
planlarını yazdık: Delta sertifikasyonumdan sonra
tüm Amerika genelinde READ isimli program için
eğitime başladık. Okuma ve yazmayı geç öğrenen
çocuklara ziyarete gideceğim. Onların bana
okumalarını dinleyeceğim bir program bu. Çocuklara
kitapları READ programı sağlıyor, ben ise kitabin
yarısını bana okuduklarında onlara resmimi
veriyorum, kitap arası (bookmark) yapsınlar diye,
kitabin tamamını bana okuyup bitirdiklerinde ise
kitaba pati izimi bırakıp onlara hediye ediyorum. Şu
anda 6. sınıfa giden 4 oğlan çocuğu ile bu programa
başladık.
İşte benim hikayem bu. 28 Şubat benim doğum günüm,
çünkü o gün Amerika'ya geldiğim ve yeniden doğduğum
gün. Bakın 1 sene içerisinde hayatım nasıl tamamen
değişti... Beni seven ve inanan insanlar sayesinde
mucizeleri bile gerçek yaptık! Darısı tüm köpeklerin
başına, umarım her bir köpeğin hayatı benimki kadar
güzel ve sevgi dolu geçer!